DİĞER MÜBAREK GÜNLER VE GECELER

Bildir
Soru

Lütfen bu sorunun neden rapor edilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.

Bildir
Vazgeç

Yukarıda bildirilen on geceden başka, fıtr bayramının diğer geceleri, Zil-hicce ayının ilk on geceleri, Muharremin ilk on geceleri ve her Cum’a ve pazartesi gecesi de mubârekdir.

Hadîs-i şerîfte,“Allahü teâlâ, ibâdetler içinde, Zil-hiccenin ilk on gününde yapılanları dahâ çok sever. Bu günlerde tutulan bir gün oruca, bir senelik oruc [nâfile oruc] sevâbı verilir. Gecelerinde kılınan nemâz, Kadr gecesinde kılınan nemâz gibidir. Bu günlerde çok tesbîh, tehlîl ve tekbîr ediniz!” buyuruldu.

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdular ki, “Her kim her ayın Perşembe ve Pazartesi günleri oruc tutsa, Hak teâlâ hazretleri, o kula, yediyüz sene oruc tutmuş gibi sevâb i’tâ buyurur.”

Cum’a günü

Senenin belli günleri kıymetli olduğu gibi, haftanın günleri de farklıdır. Allahü teâlâ, bazı günleri diğerlerinden daha fazîletli yaratmıştır. Diğer ümmetlerde de bu günler farklı olmuştur. Müslümanların cum’a günü kıymetlidir. Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki:

“Cumartesi günleri yahûdîlere, pazar günleri nasârâya verildiği gibi, cum’a günü, müslümanlara verildi. Bugün, müslümanlara hayır, bereket, iyilik vardır.”

Cuma, müminlerin bayramıdır. Cuma günü yapılan ibâdetlere iki kat sevab verilir. Bugün işlenen günahlar da iki kat yazılır. Bilhassa Cuma gününü, günahlardan kaçarak ibâdetle geçirmeye çalışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Cuma günü selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer.”

“Cuma günü gusledenin günahları affolur.”

“Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cumayı farz kıldı. Adil veya zâlim bir imam, başkan zamanında küçümseyerek veya inkar ederek Cumayı terkedenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekâtı, haccı, orucu ve hiç bir ibâdeti kabul olmaz.”

“Cuma namazı yolunda ayakları tozlanana Cehennem ateşi haramdır.”

“Ana-babasının kabrini, cuma günleri ziyaret edenin günahları affolur. Haklarını ödemiş olur.”

Cum’a günü okunacak duâlar

“Cuma günü sabah namazından önce, “Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa günahları affolur.”

(Bir şey okumakla böyle büyük mükâfat verilebilmesi için, o kişinin, düzgün itikada sahip olması, kul hakkını, kazaya kalan farzlarını ödemesi ve haramlardan vazgeçmesi şarttır.)

“Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, belâdan, kötü işlerden korur.” (İhlas. Kul hüvallahü ehaddır. Muavvizeteyn, kul euzülerdir.)

“Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.”

“Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.”

“Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.”

“Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın, günahları affedilir.”

“Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp, her rekatta bir Fatiha, bir Ayet-el Kürsi, 15 İhlas okuyup selam verdikten sonra bana bin salevat okuyan, beni rüyada görür.”

Önce borçlar sonra nafileler!

Nâfile ibâdetlerin sevâbına kavuşabilmek için, îmânda ve farzlarda kusûr olmamak ve günâhlara tevbe etmek ve ibâdet olarak yapmağa niyyet etmek şartdır. Farz borcu olanın, sünnetleri, nafile zları kabul olmaz.

Abdülkâdir-i Geylânînin hazretleri “Fütûhulgayb” kitâbının ve bunun, Abdülhak Dehlevî, fârisî şerhinin, Hindistân baskısı, ikiyüzyetmişdördüncü sahîfede, Hz. Alî aşağıdaki hadîs-i şerîfi haber verdi:

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Farz nemâzı kılmamış olanın nâfile nemâzları kılması, vakti temâm olmuş hâmile kadına benzer. Çocuğu olacağı günlerde, çocuğu düşürür, aldırır. Çocuğu yok olduğu için, bu kadına, hâmile denemez. Ana da denemez. Bu kimse de böyledir. Farz nemâzlarını ödemedikce, Allahü teâlâ, nâfile nemâzlarını kabûl etmez”.

Büyük âlim, hadîs-i şerîf mütehassısı Abdülhak Dehlevî hazretleri, bu kitâbı fârisî şerh ederken buyuruyor ki, “Bu hadîs-i şerîf, farz borclarını kazâ etmeyip de, sünnetleri ve nâfileleri kılanların, boş yere uğraşdıklarını bildirmekdedir. Çünkü, farz ve vâcib olmıyan namazlara nâfile namâz denir. Farzlarla birlikde kılınan nâfilelere (Müekked sünnet) namâzlar denir. Farzla birlikde kılınması bildirilmiyenlere (Zevâid sünnet) nemâzları denir”.

Farz namazın önemi ile ilgili hadis-i şeriflerde buyurdu ki:

“Kıyâmet günü, îmandan sonra, ilk suâl namazdan olacaktır”

“Allahü teâlâ buyuracak ki, “Ey kulum, namaz hesabının altından kalkarsan, kurtuluş senindir. Öteki hesapları kolaylaştırırım!”.

“Bir namazı, bilerek, özürsüz kılmıyan kimse, bir hukbe Cehennemde kalacaktır!” (Bir hukbe seksen senedir.)

Dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mütehassıs olan S. Abdülhakim Arvasî hazretleri, “Yıllarca kaza borcu olan, sünnetleri kılarken, kaza namazına niyet ederek kılmalıdır. Böyle niyet etmek, dört mezhepte de gerekir. Hanefî mezhebinde, namazı özürsüz kazaya bırakmak ekber-i kebâirdir. Bu çok büyük günah, her namaz kılacak kadar boş zaman geçince, bir misli artmaktadır. Çünkü, namazı boş zamanlarda hemen kaza etmek de farzdır.

Hesaba, sayıya sığmıyan bu müdhiş günahtan ve azâbından kurtulmak için, sabah namazından başka dört vakit namazın sünnetlerini ve Cuma namazlarının ilk, son ve vakit sünnetlerini kılarken, kılınmamış farz namazını ve yatsının son sünnetini kılarken vitr namazını kaza etmeye niyet ederek kılmalıdır. Böyle olduğunu isbât eden delîller, Hanefî âlimlerinin kitaplarında pek çoktur.

Sünnetleri kaza niyetiyle kılmak için, öğle namazının ilk dört rekât sünnetini kılarken, ilk kazaya kalmış öğlenin farzını niyet ederek, kaza kılmalıdır. Öğlenin son sünnetini kılarken, ilk kazaya kalmış sabahın farzını niyet ederek, kaza

kılmalıdır. İkindinin sünnetini kılarken, ikindi farzını niyet ederek, kaza kılmalıdır. Akşamın sünnetini kılarken, üç rekât akşam farzını niyet ederek, kaza kılmalıdır. Yatsının ilk sünnetini kılarken, yatsı farzını ve son sünnetini kılarken de, ilk kazaya kalmış vitri niyet ederek üç rekât olarak, kaza etmelidir. Böylece her gün bir günlük kaza ödenir. Terâvîh namazlarını kılarken de, kaza niyet ederek, kaza kılmalıdır. Kaç senelik kaza namazı varsa, buna, o kadar sene devam etmelidir. Kazalar bitince, yine sünnetleri kılmaya başlamalıdır” buyuruyor.

Diğer fetvalar

Sünnetleri kılarken kaza namazına da niyet etmek gerektiği, Trablus Fetva emini Ramiz-ül-mülk’ün, Eşşihab’daki fetvasında da bildirilmektedir. Tatarhaniyye’de, “Sünnet kılarken kaza namazına da niyet etmek daha iyidir” deniyor. (Uyun-ül-besair s. 103)

Sünnetleri kılarken, kazaya niyet edilirse, sünnetler de kabul olur. (Fetava-i kübra)

Sünnet yerine kaza kılan, sünneti terk etmiş olmaz. Fakat sünnetin sevabına kavuşmak için, kazayı kılarken, sünneti kılmaya da niyet etmelidir. Vaktin farzını kılarken, sünnete de niyet edilirse, sünnet sahih olmaz. Fakat, kaza kılarken sünnete de niyet etmek sahih olur. (Eşbah)

Büyük âlim İbni Nüceym’e soruldu ki, kaza namazı olan kimse, sünnetleri kılarken kazaya niyet ederek kılsa, sünnetleri terk etmiş olur mu? Cevabında, “Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünkü sünnetleri kılmaktan maksat, o vakit içinde farzdan başka bir namaz daha kılmaktır. Kaza kılmakla, sünnet de yerine getirilmiş olur.” (Nevadir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye s. 36)

0
AlBayrak 2023-03-15T19:26:52+00:00 0 Cevap 0 Görüntüleme Acemi 0